Hızlı Menü Icon Hekimlerimiz

Kalp ve Damar Cerrahisi

Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC)

Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC) Bölümü, yetişkinlerdeki kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde açık cerrahi, kapalı ve endovasküler yöntemlerin yanı sıra minimal invaziv (küçük kesi ile) cerrahi yöntemlerini de uygulamaktadır. Yüksek riskli hastalar, multidisipliner bir yaklaşım ile, teknolojinin en son imkanları kullanılarak ve kişiye özel yöntemlerle tedavi edilmektedir. Kalp ve Damar Cerrahisi bölümleri, Kardiyovasküler Cerrahi (KVC) ile ilgili tüm akademik ve teknolojik gelişmeleri takip etmekte ve uygulamaktadır. Ayrıca, kalp sağlığına dair farkındalık oluşturmak amacıyla çeşitli projeler ve çalışmalara da imza atmaktadır.

Aort_Darl_______ffa9025c.webp

Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC) Nedir?

Kalp, hayati bir organ olması sebebiyle korunmalı ve gözetilmelidir. Dolaşım sistemi içinde kritik bir rol oynayan kalp, en ufak çaplı hasarlardan bile oldukça fazla etkilenebilir. İnsan sağlığı ve yaşam süresi için bu kadar önemli bir organ, vücuttaki dokulardan karbondioksit gibi metabolik atıkları uzaklaştırmaktan da sorumludur. Kardiyovasküler cerrahi (KVC), kalp ve damar cerrahisi doktorları tarafından gerçekleştirilen, kalp ile birlikte dört büyük damara ve periferik damarlara yapılan ameliyatların genel adıdır. Kalp ve damar cerrahisi uygulanmasının nedeni, hastanın tetkik sonuçlarına göre kalpte veya damarlarda tespit edilen sorunların ilaç veya farklı yöntemlerle yeterince çözülememesidir. Bu durum, hastalar için endişe kaynağı olmamalıdır çünkü kalp ve damar cerrahisi, çeşitli cerrahi müdahale yöntemlerini içermektedir.

Kalp ve Damar Cerrahisi Neye Bakar?

  • Koroner Arter Hastalıkları: Kalbi besleyen koroner damarlarda daralma veya tıkanma sonucu oluşan hastalıklardır. Kalp krizi, angina (göğüs ağrısı) gibi durumları içerir.
  • Kalp Yetmezliği: Kalbin vücuda yeterli miktarda kan pompalayamaması durumu olup, genellikle kalp kasının zayıflaması veya işlevinin bozulması sonucunda meydana gelir.
  • Kalp Kapak Hastalıkları: Kalp kapaklarının daralması veya yetersizliği durumlarını kapsar. Bu sorun, kalbin düzgün çalışmasını engelleyebilir.
  • Aritmiler (Kalp Ritim Bozuklukları): Kalp atışlarının düzensiz hale gelmesi. Taşikardi (hızlı kalp atışı), bradikardi (yavaş kalp atışı) gibi durumları içerir.
  • Doğuştan Kalp Hastalıkları: Doğumdan itibaren mevcut olan kalp yapısı ile ilgili anormalliklerdir. Atrial septal defekt (ASD) ve ventriküler septal defekt (VSD) gibi durumları kapsar.
  • Perikardit: Kalbin dış zarının iltihaplanması durumudur ve genellikle enfeksiyon veya iltihabi hastalıklarla ilişkilidir.
  • Aort Hastalıkları: Aort damarında genişleme (anevrizma) veya daralma (stenoz) gibi durumlar. Bu hastalıklar, hayati risk taşıyabilecek komplikasyonlar oluşturabilir.
  • Damar Sertliği (Ateroskleroz): Damarların duvarlarında yağ birikimi sonucunda daralma ve sertleşme ile karakterize edilen bir durumdur. Bu, kalp ve beyin gibi hayati organlara kan akışını etkileyebilir.
  • Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon): Kan basıncının normal seviyelerin üzerinde olması. Uzun süreli hipertansiyon, kalp hastalıkları riskini artırabilir.
  • Böbrek Damar Hastalıkları: Böbrekleri besleyen damarlardaki sorunlar, hipertansiyona ve diğer kalp hastalıklarına neden olabilir.

Kalp ve Damar Cerrahisinde Yapılan Uygulamalar Nelerdir?

Kalp ve damar cerrahisinde gerçekleştirilen uygulamalar, kalp ve dolaşım sistemine ilişkin çeşitli hastalıkların tedavi edilmesini amaçlayan geniş bir yelpazeye sahiptir. Bu uygulamalar arasında şunlar yer almaktadır:

  • Koroner Arter Bypass Greftleme (CABG): Tıkanmış veya daralmış koroner arterlerin kan akışını yeniden sağlamak amacıyla, başka bir damardan alınan greftlerin kullanılmasıdır.
  • Kalp Kapağı Cerrahisi: Kalp kapaklarının onarılması veya değiştirilmesi işlemlerini içerir. Bu, mitral veya aort kapaklarının yetmezliği ve darlığında gerçekleştirilir.
  • Aort Onarımı: Aort anevrizmaları veya aort stenozu gibi durumların cerrahi tedavisi. Ameliyat, aortun genişlemesine veya daralmasına bağlı sorunları düzeltir.
  • Periferik Damar Cerrahisi: Bacaklar veya kollar gibi periferal damarlardaki tıkanmaların veya daralmaların tedavisi için yapılan işlemleri kapsar.
  • Doğuştan Kalp Hastalıkları Cerrahisi: Doğumdan itibaren mevcut olan kalp anomalilerinin düzeltilmesi amacıyla gerçekleştirilen cerrahi işlemlerdir.
  • Kalp Transplantasyonu: Son aşamada kalp yetmezliği olan hastalar için sağlıklı bir kalbin nakledilmesidir.
  • Endovasküler Yöntemler: Ameliyatsız veya minimal invaziv işlemlerle damarlardaki tıkanıklıkların tedavi edilmesini sağlayan yöntemlerdir. Örneğin, stent yerleştirme ve balon anjiyoplasti gibi uygulamalar burada yer alır.
  • Aritmi Ablasyonu: Kalp ritim bozukluklarının tedavi edilmesi için gerçekleştirilen girişimlerdir. Radyo frekans enerjisi veya soğutma işlemleri ile anormal elektriksel yolların yok edilmesi sağlanır.
  • Kalp Pillerinin Yerleştirilmesi: Kalp atış hızını düzenlemek amacıyla kalp pillerinin (pacemaker) veya defibrilatörlerin yerleştirilmesidir.

Koroner Bypass

Koroner bypass, kalbi besleyen koroner arterlerin daralması veya tıkanması durumunda uygulanan cerrahi bir tedavi yöntemidir. Bu işlem, tıkanmış veya daralmış damarın kan akışını yeniden sağlamak amacıyla başka bir damardan alınan greftler kullanılarak gerçekleştirilir. Cerrah, genellikle bacak, kol veya göğüs bölgesinden elde edilen sağlıklı bir damarı, tıkanmış koroner arterin üzerine getirerek yeni bir yol oluşturur. Böylelikle, kan akışının sağlanmasıyla kalp kasının oksijen ihtiyacı karşılanır. Koroner bypass, genellikle anestezi altında yapılan büyük bir cerrahidir ve hastanın iyileşme süresi biraz uzun olabilir. Bu işlem, özellikle kalp krizi riski olan veya tıbbi tedaviye yanıt vermeyen hastalar için kritik bir tedavi seçeneğidir. Koroner bypass ameliyatının başarı oranları oldukça yüksektir, bu sayede hastaların yaşam kalitesi önemli ölçüde artar.

Minimal İnvaziv Cerrahisi

Minimal invaziv cerrahi, kalp ve damar cerrahisi alanında geleneksel açık cerrahi yöntemlere alternatif olarak geliştirilen bir tekniktir. Bu yöntem, vücutta büyük kesiler açmadan, küçük kesilerle veya doğal deliklerden girilerek gerçekleştirilen cerrahi işlemleri kapsar. Kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde minimal invaziv cerrahi, hastalar için daha az ağrı, daha kısa iyileşme süresi ve daha az hastanede kalış süresi gibi avantajlar sunar. Kalp baypas ameliyatları, kalp kapak onarımları veya değiştirilmesi gibi işlemler minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Bu teknik, özel aletler ve görüntüleme yöntemleri kullanılarak, cerrahların gerektiğinde daha iyi bir görünürlük ve kontrol sağlamalarına yardımcı olur. Minimal invaziv cerrahi, hastaların yaşam kalitesini artırmakta ve normal yaşantılarına daha hızlı bir şekilde dönmelerine olanak tanımaktadır.

Hemodiyaliz Erişim Cerrahisi

Hemodiyaliz erişim cerrahisi, böbrek yetmezliği yaşayan hastaların hemodiyaliz tedavisi için gerekli olan damar erişiminin sağlanması amacıyla yapılan bir işlemdir. Bu cerrahi müdahale, hastaların kanlarının dışarıya alınarak diyaliz makineleri ile temizlenebilmesi için büyük damarlara erişim imkanı tanır. Genellikle fístül veya kateter yerleştirme yöntemleri ile gerçekleştirilir. Fístül, genellikle kolun iç kısmındaki arter ve venin cerrahi olarak birleştirilmesiyle oluşturulan bir damar yolu iken, kateter ise geçici ya da kalıcı olarak damara yerleştirilen bir cihazdır. Hemodiyaliz erişim cerrahisi, hastaların yaşam kalitelerini artırmak ve diyaliz tedavisinden maksimum fayda sağlamak için son derece önemlidir. Bu işlemler, hastaların hemodiyaliz sürecinde güvenli bir şekilde kan akışının sağlanmasına yardımcı olur ve başarılı bir diyaliz tedavisi için kritik bir aşamadır.

Kapak Onarım ve Replasman Ameliyatları

Kapak onarım ve replasman ameliyatları, kalp kapaklarının hastalıkları ve işlev bozuklukları durumlarında uygulanan cerrahi müdahalelerdir. Kalp kapakları, kan akışını düzenleyerek kalbin doğru çalışmasını sağlar; dolayısıyla bu kapakların yetmezliği veya darlığı, kalp sağlığını ciddi şekilde etkileyebilir. Kapak onarım ameliyatlarında, hastalıklı kapak dokusu onarılmaya çalışılırken, kapak replasman ameliyatlarında ise hasar görmüş kapak, yapay bir kapakla değiştirilir. Bu yapay kapaklar mekanik veya biyolojik olabilir. Ameliyat, genellikle genel anestezi altında yapılır ve kalbin işlevini sürdürmesi için çeşitli cerrahi teknikler kullanılır. Kapak onarım ve replasman işlemleri, hastaların kalp sağlığını iyileştirme ve yaşam kalitelerini artırma konusunda önemli rol oynamaktadır. Başarılı uygulamalar sonrasında, hastaların çoğu belirtilerinde belirgin bir iyileşme yaşamaktadır.

Aort Anevrizmaları, Aort Diseksiyonu ve Ritim Bozukluklarının Cerrahi Tedavileri

Aort anevrizmaları, aort damarı içinde meydana gelen genişlemelerdir ve genellikle ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Aort diseksiyonu, aortun iç katmanının yırtılması sonucu kanın damar duvarlarında ilerlemesi durumudur ve acil müdahale gereksinimi doğurur. Hem aort anevrizmaları hem de aort diseksiyonu, kardiyovasküler cerrahi alanında cerrahi tedavi gerektiren durumlardır. Bu durumların cerrahi tedavisi, genellikle ameliyatla genişlemiş veya yırtılmış damarın onarılmasını veya değiştirilmesini içerir. Ayrıca, kalpteki ritim bozuklukları da tedavi edilmesi gereken önemli bir konudur; bu bozukluklar, kalp atışlarının düzensiz hale gelmesine yol açarak ciddi komplikasyonlar yaratabilir. Kardiyovasküler cerrahi uzmanları, bu tür hastalıkların tedavisinde modern teknikler ve gelişmiş cihazlar kullanarak, hastaların sağlık durumlarını iyileştirmeyi hedefler. Başarılı tedavi sonrasında, hastalar yaşam kalitesinde belirgin bir artış yaşayarak normal yaşantılarına dönme imkanı bulurlar.

Varis Tedavileri

Varis tedavileri, bacaklardaki toplardamarların genişlemesi ve deforme olması sonucu oluşan varislerin tedavisine yönelik çeşitli yöntemleri kapsamaktadır. Varis, genellikle bacaklarda ağrı, şişlik ve kozmetik sorunlara neden olur. Modern kardiyovasküler cerrahi uygulamaları, bu rahatsızlığın tedavisinde hem ameliyatlı hem de ameliyatsız yöntemler sunmaktadır. Skleroterapi, varisli damarların içine özel bir solüsyon enjekte edilerek bu damarların kapanmasını sağlamak için kullanılan etkili bir yöntemdir. Diğer bir tedavi yöntemi ise lazer tedavisidir, bu yöntemle varisli damarlar üzerine lazer ışını uygulanarak damarların kapatılması hedeflenir. Ayrıca, büyük varisler için cerrahi müdahale de gerekebilir; bu durumda varisli damarlar ameliyatla çıkarılır. Tedavi sürecinde hastaların yaşam tarzı değişiklikleri yapmaları, düzenli egzersiz yapmaları ve kompresyon çorapları kullanmaları önerilmektedir. Varis tedavileri, hastaların hem fiziksel hem de psikolojik rahatlığını sağlamada önemli bir rol oynamaktadır.

Kalp Tümörü Tedavileri

Kalp tümörü tedavileri, kalpteki tümörlerin türüne ve konumuna bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Kalp tümörleri genellikle benign (iyi huylu) veya malign (kötü huylu) olabilir ve tedavi seçenekleri hastanın durumuna göre planlanır. Genel olarak, benign kalp tümörleri çoğu zaman cerrahi olarak çıkarılabilir, bu işlem sırasında kalbin yapısına zarar vermeden tümörün tamamen çıkarılması hedeflenir. Malign tümörler içinse daha agresif bir tedavi yöntemi gerekebilir; kemoterapi ve radyoterapi gibi sistemik tedavilerle birlikte cerrahi müdahale de düşünülebilir.

Kardiyovasküler cerrahi uzmanları, kalp tümörlerinin tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım izleyerek, hastanın en iyi sonuçları alabilmesi için hem cerrahi hem de adjuvan tedavileri bir arada kullanmaktadır.

Periferik İnvaziv İşlemler

Periferik invaziv işlemler, periferik damar hastalıklarının tedavisinde kullanılan modern ve etkili yöntemlerdir. Bu işlemler, bacaklar veya kollar gibi vücudun çeşitli bölgelerindeki damarların daralması veya tıkanması durumlarında uygulanır. Periferik invaziv girişimler genellikle, damarların içine yerleştirilen kateterler ve özel aletler yardımıyla gerçekleştirilir. İşlem sırasında, anjiyografi gibi görüntüleme teknikleri kullanılarak damarların durumu değerlendirilir ve gerekli müdahale yapılır.

Bu yöntemlerin avantajları arasında, açık cerrahiye göre daha az invaziv olmaları, hastaların genellikle daha kısa süre içinde iyileşmesi ve hastanede kalış sürelerinin azalması yer almaktadır. Örneğin, balon anjiyoplasti ve stent yerleştirme gibi işlemler, daralmış damarların açılmasına yardımcı olur. Periferik invaziv işlemler, özellikle yüksek riskli hastalar için güvenli bir alternatif sunarak, tedavi sürecinin başarısını artırmaktadır. Bu şekilde, hastaların yaşam kaliteleri iyileşirken normal günlük aktivitelerine daha hızlı dönebilirler.

Kalp ve Damar Cerrahisinde (KVC) Ameliyatlar

Açık Kalp Cerrahi

Açık cerrahi, hastanın göğüs kemiğinin boydan boya açılmasıyla gerçekleştirilen bir cerrahi yöntemdir. Ameliyat kesisi genellikle 20 ile 25 cm uzunluğundadır ve bu, en eski cerrahi tekniklerden biridir. Açık cerrahi işlemi, büyük bir ekibin koordineli bir şekilde gerçekleştirdiği, birçok farklı işlemin güvenle uygulanabildiği bir yöntemdir.

Ameliyat sonrası, göğüs kemiğinin kesilmesi nedeniyle oluşabilecek komplikasyonlardan korunmak için hastalara önemli görevler düşmektedir; hastanın, kemiğin iyileşmesi tamamlanana kadar göğüs duvarını koruması gerekmektedir. Bu yöntemi kullanan hastaların hastanede kalış süresi genellikle daha uzun sürmektedir. Açık cerrahinin uygulandığı ameliyatlardan biri de koroner bypass ameliyatlarıdır. Bu yöntemle yapılan koroner bypass ameliyatları, yaşam süresini kesin olarak uzatabilen ve son derece düşük bir risk ile gerçekleştirilebilen işlemler arasında yer almaktadır.

Küçük Kesi İle Kalp Ameliyatı

Küçük kesi ile kalp ameliyatı, kalp cerrahisinde göğüs kafesinin açılması durumunun zorluklarını azaltmak için geliştirilen bir tekniktir. Bu yöntem, hastalar ve hekimler açısından daha konforlu bir süreç sağlamak amacıyla, uygun hastalarda minimal invaziv tekniklerle uygulanmaktadır. Geleneksel açıdan göğüs kemiğinin 20-25 cm kesilmesi yerine, bu yöntemde daha küçük kesilerle ameliyat gerçekleştirilir.

Küçük kesi yönteminin kullanıldığı işlemler arasında kalp kapak ameliyatları, koroner bypass cerrahisi, kalp deliklerinin kapatılması ve kalp içi tümörlerin çıkarılması yer almaktadır. Bu yaklaşım, göğüs duvarının bütünlüğünü korurken hastanın hastanede kalış süresini azaltır ve cerrahi sonrası hastanın daha hızlı bir şekilde günlük yaşamına dönmesine katkıda bulunur.

Karotis (Şah Damarı) Ameliyatları

Karotis (şah damarı) ameliyatları, koroner kalp hastalığı bulunan bireylerde sıkça görülen şah damarındaki daraltıcı hastalıkları tedavi etmek amacıyla gerçekleştirilmektedir. Özellikle koroner bypass ameliyatı olması gereken 40 yaş üzerindeki her hastanın şah damarlarının renkli doppler ultrasonografi ile tetkik edilmesi hayati bir önem taşır. Ameliyat öncesinde %70-80 oranında darlık tespit edilen hastalarda, şah damarı, gerek kalp ameliyatından önce, gerekse bazı özel durumlarda kalp ameliyatı ile birlikte tedavi edilmektedir.

Bu ameliyatta, şah damarını daraltan sert plaklar temizlenirken, gerekirse damar bir yama ile genişletilmektedir. Karotis ameliyatları, oldukça yaygın gerçekleştirilen damar cerrahilerinden biridir ve cerrahinin gerçekleştirilme şekli hastanın durumuna bağlı olarak lokal ya da genel anestezi ile yapılabilir. Ayrıca, bu süreçte stent veya balon uygulamaları da gerçekleştirilerek damarın açılması sağlanabilir. Bu yöntemler, hastalara güvenle uygulanmaktadır. Hastaların karotis ameliyatlarından sonra dikkat etmeleri gereken en önemli konu, hekimlerinin belirttiği sıklıkta kontrollerini düzenli bir şekilde yaptırmalarıdır. A life Sağlık Grubu Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümleri, karotis ameliyatlarını multidisipliner bir yaklaşımla güvenli bir şekilde gerçekleştirmektedir.

Varis Ameliyatları

Varis ameliyatları, fazla kilolar, hareketsizlik ve sürekli ayakta kalma gibi nedenlerle tetiklenebilen varislerin tedavisinde önemli bir rol oynamaktadır. Tedavi edilmeyen varisler, zamanla ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğinden, varislerin etkili bir şekilde tedavi edilmesi büyük bir önem taşır. A life Sağlık Grubu Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümlerinde, her hastaya özel varis tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler şunlardır:

Skleroterapi, bir milimetre veya daha küçük varislerin tedavisinde kullanılan etkili bir yöntemdir. Bu yöntemde, hastalıklı damarın içine çok ince bir iğne ile girilir ve damarı kurutan (skleroze eden) bir ilaç enjekte edilir. Bu ilaç, hasta damarın iç cidarını bozarak damarın kapanmasına neden olur. Skleroterapi seanslarının ardından hastaların istirahat etmeleri gerekmez; kişiler, günlük işlerini sürdürebilirler. Bu özellikleri, skleroterapiyi varis tedavisinde tercih edilen bir yöntem haline getirmektedir.

Klasik cerrahi girişim (stripping), bacaktaki en büyük yüzeyel damar olan “safen venin” cerrahi olarak çıkarılmasını ifade eder. Bu yöntem, safen venin ileri derecede genişlediği, belirgin venöz yetmezliğin mevcut olduğu durumlarda, büyük varislerin varlığı ve eşlik eden flebit durumlarında uygulanmaktadır. İşlem sırasında, biri kasıkta diğeri ayak bileğinin iç kısmında olmak üzere iki küçük kesim yapılır. Özel cerrahi bir tel kullanılarak, ek bir kesiye ihtiyaç duyulmadan safen ven çıkarılır. Bu yöntem, varis tedavisinde etkili bir çözüm sunarak hastaların konforunu artırmaktadır.

Endovenöz Termal Ablasyon, varisli safen venleri yok etmeyi amaçlayan, toplardamarın cerrahi olarak çıkarılmasına alternatif olarak geliştirilmiş daha yeni ve girişimsel bir yöntemdir. Bu işlemde, toplardamara oldukça ince bir kateter yerleştirilir ve kateterin ucundan damar çeperine ısı uygulanır. Isı, toplardamarın kapanmasına neden olurken, kanın sağlıklı damarlara yönelmesine de olanak tanır. Kateter çekildikten sonra, bu işlem sayesinde varisli damarlar effektiv bir şekilde yok edilir. Endovenöz termal ablasyon, hastalara daha az invaziv bir yaklaşım sunarak iyileşme süreçlerini hızlandırmaktadır.

Endovenöz Lazer Ablasyon (EVLA), varisli damarın tedavisinde lazer enerjisinin kullanıldığı bir yöntemdir. Bu işlemin prensibi, çıplak bir lazer fiberi aracılığıyla toplardamar içerisindeki hastalıklı bölgeye ulaşarak lazer enerjisi vermektir, bu sayede damar kapatılır.

Kemoembolizasyon yöntemleri, safen venin içine kateter yardımıyla yapıştırıcı veya tıkayıcı embolizan bir madde enjekte edilerek gerçekleştirilen bir tedavi yöntemidir. Bu işlem, toplardamarın kapanmasını sağlar ve kanın sağlıklı damarlara yönlendirilmesine olanak tanır.

Endoskopik Perforan Ven Cerrahisi, ciddi derin venöz yetmezlik ve cilt ülserleri varlığında tercih edilen bir yöntemdir. Küçük bir kesi ile video kamera yerleştirilerek, bacakta derin toplardamarlarla cilde yakın yüzeyel toplardamarlar arasında bağlantı sağlayan "perforan venler" bağlanır.

Ambulatuvar Flebektomi ise, cilde yapılan 3-6 mm'lik küçük kesilerle safen ven dışında kalan diğer varisleşmiş venlerin çıkarılmasını sağlar.

Yüzeyel Lazer/Radyofrekans Termal Ablasyon, lazer veya radyofrekans dalgalarını kılcal veya ince, yüzeyel varisli damarlar üzerinde uygulayarak damarın yok edilmesini içerir. Bu yöntem, poliklinik ortamında yapılabilir ve kozmetik açıdan en sık tercih edilen yöntemler arasında bulunmaktadır.

İlgili Makaleler

Yardıma mı ihtiyacınız var ?

7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.

Hızlı Başvuru Formu

Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz